Yazmak için bilgisayarımın başına oturduğumda kafamda
aslında birden fazla konu vardı. Genelde yazmak istediğim konuları gün
içerisinde aklıma geldikçe not aldığım için konu bulmak konusunda sıkıntı
çekmiyorum. Bugün hangisi hakkında yazayım diye düşünürken. Hadi bugünde, “yazmak
üzerine” yazayım dedim ve gerilere, yazmaya başladığım ilk yıllara kadar
gittim.
Yazı yazmak konusundaki ilk deneyimlerim ilkokul yıllarına
dayanıyor.
Öğretmenimizin özellikle bir konu hakkında verdiği kompozisyon
ödevlerini isteyerek ve severek yapardım. O dönemlerde internet yoktu. Bir konu
hakkında araştırma yapacaksak ilk başvurduğumuz kaynak ansiklopedilerdi. Eğer
ansiklopedideki bilgiler yeterli değilse şehir kütüphanelerindeki kitaplardan
istifade ederdik. Yani bilgiye ulaşmak bugünkü gibi çok kolay değildi. Ona
ulaşmak için kitaplar okumanız, sayfalar karıştırmanız, kütüphaneye gitmeniz
gerekirdi. Kopyala yapıştır, ya da yazıcıdan çıktı alma imkânımızda yoktu.
Oturur yazardık. Bugün ise her türlü bilgiye ulaşmak artık çok daha kolay ve
hızlı. Belki de bu yüzden insanlar çok kitap okumuyor ya da yazmıyorlar.
Hala dün gibi hatırlıyorum. İlkokul 5.sınıfta öğretmenimizin
verdiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı konulu kompozisyon ödevini evimizdeki
ansiklopedilerden araştırarak ve üzerine kendi yorumumu da katarak,
çocukluğumun verdiği heyecan ve yazımın konusu olan mili egemenlik ve çocuk
bayramının duygusu ile yazmıştım.
Uzunca bir yazıydı. Yazdığım kompozisyon okuduğum Amasya
Yıldırım Beyazıt ilköğretim okulunda çok beğenilmiş ve ilkokullar arası
kompozisyon yarışmasına gönderilmişti. Dereceye giren kompozisyonum o günkü
çocuk dergilerinde yayınlanmıştı. Benim için tarifsiz bir mutluluktu.
Öğretim hayatım boyunca araştırmaya dayalı ödevleri hep
sevdim. Detaylı ve uzun yazılar yazdım. Askere gittiğimde, özellikle usta
birliğinde zaman nasıl geçer diye düşündüm kendi kendime. Tabiî ki yazarak, diye
cevap verdim kendime ve başladım yazmaya. Burdur topçu tugayında tuğgeneral
postasıydım. Gündüzleri karargâh binası telaşlı, koşuşturmacılı bir tempoda geçerdi.
Akşamları ise komutan lojmanına gidince bolca vaktim olurdu. Bende bu vakti
yazarak doldurdum ve ilk kitabımı yazdım. Benim için özel bir kitaptı ve o
zamanlar sözlü olduğum sevgili eşime adadım. El yazısı nüshasını bir matbaada
ciltlettim. Hala özenle saklarım.
Asker dönüşü vakit kaybetmeden çalışma hayatı içine girdim.
Aklımda yazmak hep vardı. Eyleme geçme vaktiydi. Ama aklımda hiç olmayan bir
konuda yazmaya başladım. Çalışmaya başladığım Coats Türkiye, iplik üzerine faaliyet
gösteren uluslar arası bir şirketti. Bende çalıştığım şirket de boyahane
dairesinde iplik boyacılığı üzerine çalışacaktım. Yüksek okul bittikten sonra
askerliğimi tecil ettirerek Rekor Dokumacılık fabrikasında boyahane vardiya
amiri olarak işe başlamıştım. Boyahanecilik konusunda özellikle iplik
boyacılığı konusunda oldukça tecrübeliydim. Bu tecrübemi detaylı bir şekilde askerlik
dönüşü özgeçmişime yazıp Coats Türkiye insan kaynakları birimine gönderdiğimde
o zamanki yöneticimin oldukça dikkatini çekmiş ve aynı kurumda 18 yıl sürecek
bir kariyerin başlangıcını yapmıştım.
Bu süre boyunca
çalıştığım kurumda iplik boyacılığı ve prosesleri konusunda pek çok doküman ve
eğitim notu hazırladım. Kurum içinde özellikle eğitim dokümanı ve iş başı eğitimlerinde
kullanılmak üzere 3 adet kitap hazırladım. Hala elimde düzenlenmeyi bekleyen
yüzlerce sayfa yazılmış mesleki dokümanım var. Bunları derleyip, toplayıp tek
bir kitapta toplamak gibi bir hedefim var.
Ama sadece mesleki anlamda yazmak istemiyorum. İş ve özel
hayatımın dışında içinde yer aldığım sosyal sorumluluk projeleri, kişisel
gelişim, sağlıklı yaşam ve spor üzerine, amatör olarak uğraştığım dağcılık ve
koşmak üzerine de yazmak istiyorum.
Bunu yapabilmenin en güzel yolu ise kişisel bir blog açıp
burada yazmaktı. Bende özellikle blog yazmak konusunda çok fazla deneyimim olmaması
sebebi ile başlangıç olarak google tarafından ücretsiz olarak verilen blogger
hizmetini kullanmaya başladım. Mart ayında başladığım yazı denemelerime, özellikle
denemeler diyorum. Çünkü bu konuda pek çok eksiğim olduğunu biliyorum. 5 aydır
devam ediyorum.
https://hakkisenkeser.blogspot.com.tr/
İleriki zamanlarda daha profesyonelce bir blok altyapısı
kullanarak, blog yazarlığı yapmak var. Bunun içinde çalışmalarıma ve
araştırmalarıma halen devam ediyorum.
Kişisel bloğumu açtığım bu güne kadar farklı konularda 38
blog yazısı yazdım. Büyük bir iştah ile yazmaya da devam edeceğim.
Blog
adresimi de altta sizler ile de paylaşıyorum.
https://hakkisenkeser.blogspot.com.tr/
Takip eder ve yorumlarınızı paylaşırsanız çok sevineceğim.
Hedefimde ise kendimi bu konuda çok daha fazla geliştirip,
çok daha fazla yazmak var. Öncelikle çok fazla okuyup, çok fazla araştırma
yapmak gerekiyor. Yani büyük bir sabır ve azimle yazmaya devam edeceğim.
Yazarlık yolculuğumda, yazılarımı okuyan siz değerli dostlarımın yorumlarını da
fazlasıyla önemsiyorum. Bu konudaki tüm eleştirilerinize ve önerilerinize canı
gönülden açık olduğumu söyleyip yazımı burada sonlandırıyorum.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Hoşça kalın.
Hakkı Şenkeser.





Yorumlar
Yorum Gönder