Yıl 1983... Amasya’nın coşkulu 23 Nisan Çocuk Şenlikleri alanı. Fotoğrafa her baktığımda zamanın ötesinden gelen bir gurur, hüzün ve sonsuz bir sevgi dalgası kaplıyor içimi. Resimde, o dönemin zarafetini taşıyan krem rengi ceketiyle dimdik ayakta duran adam; benim canım babam, rahmetli emekli polis memuru Kadir Şenkeser.
Hemen yanı başında duran üç çocuktan ortadaki uzun boylu olanı benim; sağımda ve solumda ise kız ve erkek kardeşlerim...
![]() |
| 1983 Amasya 23 Nisan Töreninde Kadir Şenkeser ve Yavrukurt Evlatları |
O gün hepimizin üzerinde gururla taşıdığı o yavrukurt izci kıyafetleri, babamın bize sadece bir hediyesi değil, hayata bakış açımızın da ilk ilmekleriydi. Bir polis memuru olarak hayatı disiplin, düzen ve vatan sevgisiyle yoğrulmuş olan babam, bizim de o yaşta okul törenlerine katılmamızı, izcilik faaliyetlerinin o güzel disipliniyle tanışmamızı sağlamıştı. Bizim için o üniformaları temin etmek, o tören alanında omuz omuza durmamıza imkan tanımak, onun çocuklarına olan sessiz ama vizyoner sevgisinin en somut kanıtıydı.
Hayat İzci Kampında Başlar
İzciliğin temel kuralıdır:
"İzci, doğayı ve insanları korur, her zaman yardıma hazırdır ve zorluklar karşısında pes etmez."
Aslında sevgili babam bize izci kıyafetlerini giydirmeden çok önce kendi duruşuyla bizim ilk "İzci Liderimiz" olmuştu. Mesleğinin getirdiği o vakur ve adil duruşu, evde bizlere şefkatli bir rehberliğe dönüştürürdü.
Çocukken gözümüzde her şeyi başarabilecek bir kahraman olan babam, büyüdükçe hayatın engebeli yollarında yönümüzü bulmamızı sağlayan sarsılmaz bir pusulaya dönüştü. Ondan sadece törenlerde yan yana yürümeyi değil; dürüstlüğü, paylaşmayı, kardeşlerimle el ele verip her zorluğun üstesinden gelebilmeyi öğrendim.
Sessiz Emek, Ömürlük Miras
Babaların sevgisi çoğu zaman yüksek sesli cümlelerle değil; çocuklarının geleceğine yaptıkları o ince dokunuşlarla, sağladıkları imkanlarla konuşur. Babamın bizleri o şenliklere hazırlarken duyduğu gizli gururu, gözlerindeki o korumacı ve sevgi dolu bakışı bugün çok daha iyi anlıyorum. O, arkamızda yükselen sarsılmaz bir dağ gibiydi. Rüzgar ne kadar sert eserse essin, onun gölgesinde güvende olduğumuzu bilerek büyüdük.
Bugün o güzel adam, emekli polis memuru sevgili babam artık aramızda değil. Ancak 1983 yılının o Amasya meydanında ruhumuza üflediği yavrukurt disiplini, kardeşlik bağı ve dürüstlük mirası hala ilk günkü gibi taze.
Soframızın Bereketi, Evimizin Direği
Meydanlardaki vakur ve disiplinli duruşunun ardında, bizi sevgiyle sarmalayan sıcacık bir aile sofrasının mimarıydı sevgili babam fotoğrafına her baktığımda, o günlerin samimiyetini, paylaşılan bir somun ekmeğin lezzetini ve babamın arkamızda duran sarsılmaz gölgesini yeniden hissediyorum. Televizyonun köşede sessizce açık olduğu, hep birlikte kaşık salladığımız o mütevazı akşam yemekleri, aslında bize hayatın en büyük dersini veriyordu: Bir arada olmak, paylaşmak ve güven duymak.
![]() |
| Şenkeser Ailesinin Mütevazı ve Sıcak Akşam Yemeği Sofrası |
Babam baş köşede oturur, o yorgun ama huzurlu bakışlarıyla bizleri izlerdi. Onun varlığı, o sofradaki en büyük zenginliğimizdi. Biz o günlerde sadece karnımızı doyurmuyorduk; babamızın şefkatiyle, güveniyle ve o sessiz bilgeliğiyle ruhumuzu da doyuruyorduk. Parkurlar ne kadar zorlu olursa olsun, günün sonunda döneceğimiz o güvenli limanı bize hep babam sağladı.
Sonsuz Özlem ve Minnetle
Zaman akıp gidiyor, takvimler değişiyor ama babaların çocuklarının ruhunda bıraktığı izler asla silinmiyor. Bugün benim için Babalar Günü, sadece kutlanan bir gün değil; bana hayatı, disiplini ve sevgiyi öğreten o krem ceketli kahramana duyduğum derin bir özlem ve şükran günü.
Başta benim ilk izci liderim, canım babam rahmetli Kadir Şenkeser olmak üzere, evlatlarının hayat yolculuğuna ışık tutan, onlara rehberlik eden, sevgisiyle büyüten tüm babaların, baba adaylarının ve gökyüzünden bizi izleyen o güzel kahramanların Babalar Günü kutlu olsun!
Mekanın cennet olsun sevgili babam, yavrukurtların seni hiç unutmadı...


Yorumlar
Yorum Gönder